“Anaokulu, hepimizi değiştirdi. Köyümüzü de değiştirdi.” | Türkiye Vodafone Vakfı - Resmi İnternet Sitesi

“Anaokulu, hepimizi değiştirdi. Köyümüzü de değiştirdi.”

‘ANAOKULU HEPİMİZİ DEĞİŞTİRDİ’

Bergama’nın minik köyü Tırmanlar’daki Geleceğe İlk Adım Anaokulu’na oğlunu gönderen Nurkadın Dinç, eğitimle birlikte çocuğundaki gelişmeyi gördüğünü belirterek, “Daha önce doğan çocuklarımız anaokulu yüzü görmedi. Keşke daha önce olsaydı onlar da gidebilseydi. Anaokulu hepimizi değiştirdi” diyor.

İzmir’in Bergama ilçesine bağlı Tırmanlar Köyü’nde yaşayanların hayatı üç yıl önce köylerine bir anaokulu açılmasıyla değişti. O güne kadar anaokulunun nasıl bir yer olduğunu, ne işe yaradığını hiçbir köy sakini bilmiyordu. Türkiye Vodafone Vakfı’nın, Milli Eğitim Bakanlığı ve AÇEV (Anne Çocuk Eğitim Vakfı) ile gerçekleştirdiği ‘Geleceğe İlk Adım’ projesi kapsamında köye Geleceğe İlk Adım Anaokulu kuruldu. Köye Milli Eğitim Bakanlığı tarafından bir de kadrolu anaokulu öğretmeni atandı. Anaokulu sayesinde köylüler, hem çocuklarındaki gelişimi gördü, hem de proje kapsamında verilen eğitimle annelerin de hayatları değişti.

Geleceğe İlk Adım Anaokulu’na oğlu İsmail Arda Dinç’i gönderen Nurkadın Dinç’in anlattıkları bu değişimin hayata yansımasını özetliyor. 34 yaşında ve iki çocuğu olan Nurkadın Dinç, geçtiğimiz eğitim-öğretim yılında 5 yaşındaki oğlunu okula yazdırmış. Ancak, İsmail Arda, bu yıl da anaokuluna devam edecek. Anne Nurkadın Dinç, oğlu İsmail Arda’yı anlatırken, “Evde sorularına cevap vermeye yetişemiyoruz diyebilirim. Arda’yı arkadaş çevresi olsun diye okula gönderdim. Fark ettim ki paylaşmayı öğreniyor. Evde ne kadar eğitim vermeye çalışsak da pek başarılı olamıyorduk. Öğretmenini bizden daha çok dinliyor. Daha önce teşekkür etmeyi bilmeyen çocuk teşekkür ediyor. Hatta ben teşekkür etmeyi unuttuğumda bana hatırlatıyor. Temizlik, diş fırçalama alışkanlığımız yoktu. Okula başlayınca kendi kendine yapmaya başladı” diyor.

‘ÇOCUĞUN DA BİR KİŞİLİĞİ OLDUĞUNU ÖĞRENDİM’

Arda’daki değişimi gördüğünü belirten anne Nurkadın Dinç, AÇEV’in anaokulu öğretmenleri aracılığıyla annelerin çocuklar konusunda bilinçlendirilmesini, eğitilmesini amaçlayan ‘Anne Destek Programı’na da katılmış. Hatta öğretmeni Müjde Bayar böyle bir eğitim olacağını açıkladığında tüm köy kadınları olarak tereddüt etmediklerini söylüyor. “Boşuna bir şey olsa zaten öğretmenimiz bizi çağırmazdı” diyen Nurkadın Dinç, eğitimlere katılınca bazı şeyleri bilmediğini, bazı şeyleri yanlış yaptığını fark ettiğini anlatıyor. Anne Dinç bunları şöyle anlatıyor:

“Mesela kız-erkek ayrımı yapıyorduk. ‘Oğlan çocuk bulaşık yıkar mı?’ gibisinden düşünüyorduk. Çok meraklı ama biz ‘Bu çocuk okumaz’ diyorduk. Hem okula başlayınca hem de bu anne eğitimlerine katılınca bunu söylemememiz gerektiğini öğrendik. Şimdi bir şey yaptığında ‘Çok güzel oldu. Maşallah oğlum çok güzel yapmışsın’ diyorum. Çünkü çocuğa da motivasyon gerekiyor. Arda artık dağınıklığını topluyor, sorumluluğunu biliyor. Ev temizlerken ablası yardım ediyor, o da ediyor. İletişim çok önemli. Doğruya doğru, eskiden pek dinlemiyorduk çocuğumuzu. Yani çocuk bir şey anlattığında geçiştirebiliyorduk. Şimdi çocuk, ‘Anne beni dinlemedin’ deyip üzülüyor. Çocuk bizi dinlediği kadar biz de onu dinlemeliyiz. Çocuğun da bir kişiliği olduğunu öğrendim. Arda’nın okula başlaması, benim anne eğitimleri almam bende de değişiklikler yarattı.”

‘DAHA ÖNCE DOĞAN ÇOCUKLARIMIZ ANAOKULU YÜZÜ GÖRMEDİ’

Köyde çocuğu okula giden tüm annelerin eğitimlere katıldığını belirten Nurkadın Dinç, eğitimlerden sonra herkesin ortak bir noktada buluştuğunu anlatıyor. Bütün annelerin daha önce anaokulu olmadığı ve böyle bir eğitim alamadıkları için üzüldüğünü ifade eden Nurkadın Dinç, “Hepimiz daha önceki çocuklarımızı büyütürken bunları bilmediğimiz için üzüldük. Daha önce doğan çocuklarımız anaokulu yüzü görmedi. Keşke daha önce olsaydı onlar da gidebilseydi. Anaokulu, hepimizi değiştirdi. Köyümüzü de değiştirdi. En azından okul öncesi bir eğitim alıyor çocuklarımız. Çocuklar okula hazırlanıyorlar, kendi kendilerine yetebilmeye başlıyorlar. Anaokulu olmadan önce bazı anneler ilkokula başlayan çocuklarıyla bir hafta sınıfta oturmak zorunda kalıyordu. Şimdi ilkokula başlayanlar zorlanmıyor. İnanıyorum ki çocuğum anaokuluna gittiği için gelecek hayatında da başarılı olacak” diyor.

‘ÇOK BÜYÜDÜĞÜMDE DÜNYAYI KALDIRABİLİRİM’

Anne Nurkadın Dinç, bunları anlatırken diğer anneler de oturdukları sınıfta söylenenleri başlarını sallayarak onaylıyor. Hepsi hayatlarındaki değişimin altını çiziyor. Nurkadın Dinç’in 5 yaşındaki oğlu İsmail Arda ise bu sırada hamurlarla oynuyor. Kendisine sorulan sorulardan önce onun merak ettikleri var:

“Aşı bizi nasıl güçlendiriyor? İçinde asker mi var?”
“Uçak bulutların içinden geçerken ne görüyor?”
“Çok büyüdüğümde dünyayı kaldırabilir miyim?”

Çocuk aklıyla sorduğu bu sorulara yetişmeye çalışırken peşi sıra yenileri geliyor. Okulda ne yaptığı sorulduğunda Arda, “Hamurla oynuyoruz, resim yapıyoruz, yemek yiyoruz, süt içiyoruz, simit, peynir yiyoruz; kesme-yapıştırma yapıyoruz, kalemle çizgilerin üstünden geçiyoruz” diyerek anlatmaya başlıyor. Okulunu çok sevdiğini söylüyor. “Okula niye geliyorsun?” sorusuna “Çalışkan olmak için” diye yanıt veriyor Arda. Kısa verdiği bu cevabın ardından anaokulunda öğrendiği şeyler hakkında konuşmaya devam ediyor:

“Televizyon izliyorum ama çok değil. Bilgisayarda çok oynamak zararlı. Okul güzel, burada çok arkadaşım var. Eğer çöp atarsak toprak zarar görebilir. Çöpleri çöp kutusuna atmamız gerekiyor. Hamur oynamak da faydalı. Çünkü kollarımız güçleniyor. Resim yapmayı çok seviyorum. En çok araba, çiçek, insan resmi yapıyorum. Büyüyünce polis, doktor, her şey olurum. Pilot da olabilirim. Ama hiç uçağa binmedim. Uçak bulutların içinden geçerken ne görüyor? Ama yukarda çok küçük oluyor uçak. Roket uzaya çıktığında dünyayı görüyor değil mi? Belki ben çok büyüdüğümde dünyayı kaldırabilirim.”

Bıraksanız Arda hiç susmadan anlatmaya devam edecek. Yorulmadan anlatıyor. Okulunu, öğretmenini çok sevdiğini, bütün çocukların mutlaka okula gitmesi gerektiğini çocuk diliyle anlatıyor. Annesi, Arda konuşurken onu gülümseyen gözlerle izliyor.